Pusula, Dünya'nın manyetik kuzey yönünü gösteren bir yön bulma aracıdır. İçindeki manyetik iğne, Dünya'nın manyetik alanı ile hizalanarak kuzey ve güney yönlerini belirler. Pusula ibresi her daim kuzeyi gösterir. Bunu öğrenince de artık haritalar ve yönler daha anlamlı gelir.


Böylelikle insanoğlunun yolunu bulması daha da kolaylaşır. Çünkü belirlenmiş bir rota üzerinde gitmek daha kolaydır. Her daim kuzeyi gösteren bir ibre, yolcular için iyi bir referans olur. Yoldan ne kadar saptığını anlamak için veya rotanın yönünü belirlemede önemli bir faktördür.


Yön nettir ama rotalar değişiklik gösterebilir. Dünya’nın iki zıt noktasındaki insanlar dahi aynı referansı alır. Pusula, günümüzde yerini konum ve navigasyona bırakır. Gitmek istediğimiz yerleri harita üzerinde işaretleriz ve uygulamalar ona göre rotamızı oluşturur. En rahat veya en hızlı seçenekler artık elimizin altındadır. Yola çıktıktan sonra bile farklı seçeneklerle rotayı değiştirebiliriz. Bazen yol üstünde bize eşlik edecek biri için bazen de herkesin bayıldığı meşhur börekçiye uğramak için değişiklikler yaparız.


Bizler daha yola çıkmadan ulaşmak istediğimiz yere karar veririz. Rotada ne kadar değişiklik olsa da, gitmek istediğimiz yer nettir ve nihayetinde oraya varmış oluruz. İnsanın bir yere ulaşmak gibi bir hedefi varsa, öncesinde nasıl gideceğinin muhakemesini yapar. Ancak bunların da öncesinde, o hareketliliği başlatacak bir şeylerin olması gerekir. Aile yemeği, arkadaşlardan gelen kahve teklifi, iş görüşmesi, alışveriş, yeni yerler görme isteği... İnsanın hayatının geneline bakarsak mutlaka bir yerlerde hareketlilik vardır. Çünkü hayat durağan değildir. İnsanoğlu da hep bir şeylere ulaşmaya veya bir yere varmaya çalışır.


Bunları yaparken aslında hep mutlu ve başarılı olmak ister. Ancak çoğu zaman karşılaştığı bir durum vardır: Anlam veremediği bir huzursuzluk. Ufak bir iç muhasebeyle, yapmak istedikleriyle şu an yaptığı şeyler arasında dağlar kadar fark olduğunu fark eder. Bunun da asıl sebebi, daha yolun başındayken bir hedef belirlememiş olmasıdır.




Evet, yola çıkmadan gideceğimiz yere karar veririz ve ulaşmak istediğimiz yer bellidir. Peki, ya insan yönünü ve yolunu belirlemeden yola çıkarsa ne olur? Aklına esen yollara savrulur, oradan oraya gider, değil mi?

O zaman, insanın hayatı için de yönünü ve hedefini belirlemesi gerekmez mi?


İnsan bazen de çıkmazda hisseder kendini. Ya hedef belirlemekte zorlanır ya da hedef doğrultusunda ilerlemekte. Çünkü karşısına çıkan problemler onu hedefinden alıkoyabilir. Çevresiyle kıyas yapınca da, “Herkes yapıyor da, benim yapamadığım ne var?” derken mutsuz olur.

Asıl mesele de burada başlar. Çevreye bakmak yerine, insanın dönüp kendine bakması gerekir. Neleri istediğini, nerelerde zorlanıp problem yaşadığını iyi kavraması gerekir. Daha yola girmeden ve hedefini belirlemeden önce...

Bunun için insanın kendini tanıması gerekir. Kendini tanıdıkça da daha iyi olduğu yerleri deşifre eder. Zamanla daha iyi bir ‘kendi’ ile karşılaşır.

İnsanın hayatı değişkenlik gösterir. Bugün oturduğu evden yarın bir iş teklifi sebebiyle taşınabilir. Okulu biten üniversite öğrencisi, tanımadığı insanlarla çalışmaya başlar ve çevresi değişir. Seneler önce hiç ayrılmadığı çocukluk arkadaşı ile artık senede birkaç defa haberleşir. Her an, her şey değişebilirken, değişmeyen tek şey, ana karakter yani insanın ta kendisidir. Ailesi, eşi, çocukları, arkadaşları, akrabaları vardır etrafında ama aslında tüm hayatı kendiyle geçer.

İnsanın tüm hayatı kendiyle geçecekse,

Asıl tanıması gereken kişi, kendi değil midir?

O halde,

Var mısın, daha iyi bir kendin olmaya?

Var mısın, kendine pusula olmaya?




Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerle bugünümüzü 
ve yarınımızı tasarlamamızı sağlayan bir gerçeklik ilmidir. 
Bireylerin problemlerini doğru tespit edebilmeleri ve çözüme 
ulaşabilmeleri için stratejiler sunar.
 

Kim Kimdirİlişkide Ustalık”Başarı Psikolojisi”, programlarıyla 

mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlara 

hedeflerine ulaştıracak yöntemler gösterir.