Merhaba, ben Apandiks. Sizin deyiminizle apandisit. Apandisit, ben rahatsızlandığımda hastalığa verilen isimdir; ama hadi neyse… İnanın, ben işin orasında değilim.

Biraz garip oldu, farkındayım; sizi apandisitinizin selamlamasını beklemiyordunuz. Çünkü siz benim adımı genelde anatomi ile ilgili bir derste duyuyordunuz. En fazla, “Apandistim patlamak üzereymiş.”, “Apandistim patlamış.” ya da daha da kötüsü “Apandisitimi aldılar.” gibi keyifsiz cümlelerin içinde geçiriyorsunuz.

Benim hakkımda olumlu bir söz söyleyeni duymanız nadirdir. Çünkü bana her an patlamaya hazır bir bomba gibi davranılır. Patlamadan, bir an önce alınıp kurtulunmak istenir. Haliyle bu da beni çok üzer.

Karnında ağrısı olan baş şüphelisi olarak beni gösterir. İnterneti açıp baksanız, “Kör bağırsak anlamına gelir, vücutta net bir görevi yoktur.” denir. Hatta “Herhangi bir işlevi bilinmeyen bir bağırsak bölümü.” diyene bile rastlanır.

Nasıl ya? O yazanların bilgisizliği olabilir mi acaba? Bugün kokoreç hakkında bile övgü dolu yazılar yazılır. Hayvanın yenen bağırsağına bile yüksek coşkuyla yaklaşılır. Benim hakkımda yazılana bakar mısınız? “Ne olduğu belirsiz, lüzumsuz bir bağırsak parçası.”

Doğaya, ağaçlara, bitkilere, hayvanlara tek tek bakalım. Sırf zarar olsun diye yaratılmış bir canlı var mı, araştıralım. Bilim insanları birçok canlının faydalarını daha yeni yeni keşfediyorlar. İnsan vücudunda da durum farklı değil, diyorlar.

İnsan vücudunun mükemmel bir tasarımı var. İnanılmaz bir kurguda, çok yüksek bir aklı var. Her şey kusursuz bir şekilde, otomatik, hiç durmadan faydamıza işliyor. Çok şükür ki insanın kontrolünü de gerektirmiyor. Her bir uzvu, organı, derisi, dokusu… Kemiği, kası, yağı… Hücresi, nöronu, sıvısı, kanı… Hepsinin bir görevi ve faydası var. Sıfır israfla çalışır hepsi.

Benim için, “Bazı uzmanlar, bağışıklık sistemine ve sindirime yardımcı olduğunu düşünmektedir.” demişler. Onlar sadece düşünceden ibaret değil canım, gerçeğin ta kendisi. Kim bilir, belki de “Gerçeğin henüz keşfedilebilmiş kısmı” diyebilirsiniz. Vücutta lüzumsuz, faydasız hiçbir şey yok, bundan emin olabilirsiniz.

Vücuttan alındığımda herhangi bir olumsuzluk gözlenmemişmiş. O sizin hüsnü kuruntunuz olabilir mi acaba, ne dersiniz?

Neden gözle kaş arasında değil de sindirim sistemindeyim? Hiçbir faydam olmasa, niye yerleştirileyim?

Ben lüzumsuzca, öylece, bir yere iliştirilmemişim. Orada bulunmam gerekiyor ki ince bağırsakla kalın bağırsağın birleşim alanına yerleştirilmişim.





Bağışıklık sisteminin gayet de önemli bir parçasıyım. Vücudun hastalıklarla savaşmasına yardımcı olmaktayım. Lenfoid denen, savunma sistemini bulunduran bir organım. Antikor üretimi sağlarım.

İnsan vücudu mükemmel tasarlanmış dedik ya. Antikor, bir molekül. Kendini korumak için yabancı olan her maddeye tepki göstermeye programlanmış. Antikorlar da sağ olsunlar, böyle bir durumda virüs, bakteri, mantar, parazit gibi sevimsiz yabancılara anahtar-kilit misali bağlanıyorlar. Bu şekilde onları, bağışıklık sistemi yok etsin diye işaretliyorlar. Ardından bağışıklık sistemince bu yabancıları imha edecek eylemler tetikleniyor.

Ya, daha çoook şaşılası detaylar var da, yerimiz yok burada. Üstelik bu detaylar, insanın irdeleyip de sebebini sonuca bağlayabildiği kadarı. İnsan vücudunun, henüz bilinmeyen; ama bir gün bilinecek nice mucizeleri var dahası.

Evet, ben vücudun bağışıklık tepkisini düzenlemeye yardımcı olurum. Eğer bir gün tıkanırsam, tabii iltihaplanırım. Tıkanıklığımın sebebi, içimde katı dışkı birikmesi, bakteri kaynaklı enfeksiyon ya da doku büyümesi olabilir.

Yani benim size bir garezim yok, bilin. İş bu noktaya geldiğinde sizi uyarmak için işaretler veririm. Karnınızın sağ alt tarafında şiddetli bir ağrı, bulantı, kusma, halsizlik, ateş, ishal gibi sinyaller iletirim. Öngörü yapabilin, tedbir alabilin diye söylerim. Çünkü bu, işlerin ciddileştiği anlamına gelir. Acil tıbbi yardım gerekir.

Nihayet bu blog sayfası sayesinde sizlere içimi dökebildiğim için o kadar mutluyum ki anlatamam. Haksızlığa uğrayan tek organ da ben değilim, onu da söyleyeyim. İnanın, benim gibi kendini ifade etmek isteyen başkaları da var. Umarım onlar da bir gün söz alırlar.

Sağlıklı, bol farkındalıklı, mutlu günleriniz olsun. Hepinize selam olsun…





Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerle bugünümüzü 
ve yarınımızı tasarlamamızı sağlayan bir gerçeklik ilmidir. 
Bireylerin problemlerini doğru tespit edebilmeleri ve çözüme 
ulaşabilmeleri için stratejiler sunar.
 

Kim Kimdirİlişkide Ustalık”Başarı Psikolojisi”, programlarıyla 

mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlara 

hedeflerine ulaştıracak yöntemler gösterir.