Başarılı olmak her insanın arzuladığı ve uğrunda çalışıp mücadele ettiği bir şey. Başarıya çok kolay ulaşılabiliyor olsaydık, insanlar için başarının değeri olur muydu? Bu kadar ulaşılabilir olmayışı, o mücadelenin olması başarıyı bu kadar özel yapıyor!
Başarılı insanlar da şimdi bulundukları duruma gelebilmek için hayatlarında çok mücadele etmiş insanlar. 
Başarı hiçbir zaman tesadüf ya da anne babadan aktarılmış bir şey değildir. Hayat içinde başarısızlıkları da başarıları da barındıran engelli bir koşuya benzer. Bitiş çizgisine ulaşabilmek için de mücadele ve o mücadele için disiplin ister. 
 
Başarı, insanlar için, bir sonuçtur ama o sonuca insanları götüren zamandır! Zaman insanın yeterince sahip olamadığı tek şeydir.
Bir senenin kıymetini sınıfta kalan bilir. 
Bir ayın kıymetini çocuğu erken doğan bilir. 
Bir dakikanın kıymetini uçağını kaçıran bilir. 
Bir saniyenin kıymetini son anda ölümden dönen bilir. 
Bir salisenin kıymetini gümüş madalya kazanan bilir.
Şimdiye kadar dünya üzerinde yaşamış en ünlü filozoflar, zamanı nasıl elde edeceğini bulamadı. En güçlüler nasıl sahip olacağını bulamadı. Hatta en zenginler satın alamadı. Şu bir gerçek ki sadece ve sadece en başarılı olanlar, zamanını en iyi kullananlar olabildi. Onun içindir ki, zaman yönetimi başarının olmazsa olmazlarından biridir. Elbette ki bu yarışı kazanmak için, hayattaki hedef ve amaçlara hem zamanında hemde doğru yoldan ulaşabilmek gerekir. 




Peki bunun doğru yolu nedir? Doğru yol nasıl bulunur? Bu bir yolculuksa, nasıl doğru yolda kalınır? 
Sıkı çalışmadıkça veya bunun için gönüllü olmadıkça, insan istediği başarıya ulaşaması mümkün müdür?
İnsan gideceği yeri bilmiyorsa, o zaman vardığı yerin de önemi yok demektir!
İnsan çıktığı hayat yolundaki, bir yandan da kendini bulma ve kendi olma mücadelesini her defasında küçük başarılarıyla perçinler. Ve bu başarılar her defasında doğru zamanda, doğru yerde, doğru verilen seçimlerin sonucundadır.
Başarıya ulaşmak sanıldığından kolay olabilir mi?
Başarıya ulaşmak sanıldığından kolay olabilir mi?
İnsan karşılaştığı her olay her problem karşısında o konu hakkında birçok çözüm bulmaya çalışır. Bulduğu çözümler arasında da en makul olanı uygulamaya meyillidir. İnsan kendisini başarıya ulaştıracak hedef doğrultusunda yol alır. Kısacası İstanbuldan Ankaraya giden en uygun yolu seçeriz. Kabul ettiğimiz her strateji yöntem ya da plan hep işe yarar gözükür. Stratejiniz iyi olabilir, yönteminiz uygulanabilir olabilir, plan işe yarar gözükebilir! İnsanı varış noktasına götüren tek bir yol olmayabilir.
Çıktığınız yol, İstanbuldan Ankaraya gitmek olabilir. Belkide rota olarak seçtiğiniz yol kapalı olabilir ama insanın her zaman bir B planı olmalıdır!
 
Bazı zamanlar vardır ki, insan çıktığı yolu gözünde büyütür. Ulaşılamaz, varılamaz hale getirir. Oysa önemli olan, önce sadece yola çıkmaktır. 
Ok ustasının hikayesini bilir misiniz?
Usta bir okçu merakından ok yapan ustaların yanında aylarca kalarak ok yapımının sırlarını öğreniyor. Oradan ayrılıp kendi memleketine doğru yola çıkıyor yol üzerindeki ara ara elma ağaçlarındaki, ustaca merkezden vurularak yandan çıkmış oklarla, ağaçlara saplanmış elmaları farkediyor. Köyde bir kaç kişiye tanışmak için, bu ok ustasını soruyor. Onu sahilde bulabileceğini söylüyorlar. Sahile varan usta okçuya yaklaşan küçük bir kız çocuğu; beni mi arıyordunuz efendim.
Usta okçu şaşkınla karışık; Yolda gelirken ağaca saplanmış elmaları gördüm bu ustalıkla atmayı nasıl öğrendin? Diye soruyor.
Çocuk oyuncağı o kadar kolay ki, sadece yayımı çok güçlü gerip, okumun uçmasına izin veriyorum.
 
Küçük bir kız çocuğu bile hedefine bu kadar kolay ulaşabiliyorken, peki bizler hedeflerimizi neden bu kadar ulaşılması zor hale getiriyoruz?
Hayatta ulaşmak istediğimiz noktalar daima vardır. Ama hedeften saparak başarıya ulaşmak mümkün değildir! Onun için plan her zaman işe yarar! 
 



Hiç navigasyon kullandınız mı? 
Ne zaman ki güzergahı kaçırsanız, navigasyon sistemi hemen kendine yeni bir rota oluşturur. Hedef aynı ama yol değişmiştir. Tekrar yolu kaçırsanız dahi yeniden bir rota oluşturur. Aman sende… Tabelayıda mı görmedin, beceremedin, bütün yolları da kaçırıyorsun demez. Onun için hedefe giden yolda mutlaka alternatif bir yol vardır! 
Hedefine giden yolda başarısız mı oldun? Merak etme bu konuda yalnız değilsin! Daha önce hedefine giderken başaranlar oldu mu? Oldu! Sen yapabilir misin? Evet! 
Yeter ki siz tekrar yeni bir rota oluşturun!
 
Her zaman önemli olan da gerçek amacın ne olduğunu bulmak, kendine güvenmek ve hedefe yürümektir!
 


Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerle bugünümüzü 
ve yarınımızı tasarlamamızı sağlayan bir gerçeklik ilmidir. 
Bireylerin problemlerini doğru tespit edebilmeleri ve çözüme 
ulaşabilmeleri için stratejiler sunar.
 

Kim Kimdirİlişkide Ustalık”Başarı Psikolojisi programlarıyla 

mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlara 

hedeflerine ulaştıracak yöntemler gösterir.