Nihal salonun penceresinden; evlerin önünden geçen işportacılara, okuluna yetişmek için koşan öğrencilere, yürüyen herkese bakıyordu. Bu ev onun yaşlılık projesiydi. Ölene kadar bu evde kalma niyeti vardı. Yaşlanınca gücü olmadığında, dışarı çıkamadığında, oturup dışarıya bakacaktı. Ama sanki biraz erken mi başlamıştı bu işe? 


Rahmetli annesi geldi aklına, çok çalışkan bir kadındı. Kızım “Ne verirsen elinle, o gelir seninle. Daha hayattayken, yaşarken görürsün karşılığını,” derdi. Vermeyi almaktan üstünün sayardı. Emek vermek ve karşında bir şeyin sahibi olmak onun için çok kıymetliydi. Nihal’i de öyle yetiştirmişti. Hiçbir zaman Nihal'inistediklerini hemen yapmaz, araya bir zaman koyar, onun için bir emek sarf etmesini isterdi. 


Nihal’in de bir oğlu vardı şu an on sekiz yaşındaydı. Arkadaşlarında gördüğü marka bir ayakkabıyı istiyor, pahalı kafelerde yiyip içmeye, lüks yaşama bayılıyordu. Okuldaki ders durumu da iyi değildi. Kolay yoldan zengin olmak en büyük hayaliydi. Ona göre zengin olmak da şans işiydi. Allah’ın “Yürü ya kulum!”demesi yeterliydi. Hiçbir şey yapmasına gerek yoktu. Kaderinde ne varsa o olacaktı zaten. 


Arkadaşı Ali ise öyle değildi; işini şansa bırakmaz, vaktinden önce sınavına çalışır, bitirirdi. Erken yatmaya dikkat eder, sabahları okula vakitli gelirdi. Bu disiplinden dolayı öğretmenleri tarafından sevilirdi. Kanaat notu da ayrıca yüksek bir öğrenciydi.

 





Nihal çayını yudumlarken, “Nerede hata yaptım? Ben çocukken yerine getirilmemiş isteklerimi, çocuklarım yaşamasın derken geldiğim duruma bak,” diye düşündü. Geçen hafta kayak tatilinde, arkadan birisi ona kayak kayarken çarpmış menisküsünü yırtmıştı. Araba kullanamıyordu, en azından ameliyat olana kadar kullanmaması gerekiyordu. Oğlu Ahmet, okuldan mezun olduktan sonra çalışmaya başlamamış, öğlene kadar yatıyordu. Nihal gideceği yere erken gitmesi gerektiği halde, oğlunun kalkmasını bekliyordu. Saat 14.00 olmuştu, artık kalkması gerekiyordu. Oğlunun kapısına gitti, kilitli kapıya vurarak Ahmet’e seslendi. Eğer bıraksalardı akşama kadar uyumaya niyetli bir ses tonuyla 

 

—Kim O? dedi.

—Oğlum hadi.  Geç kalıyoruz saatlerdir seni bekliyorum.

—Ya bugün gitmesen olmaz mı? 

—Oğlum şaka mı söylüyorsun? Saatlerdir seni bekliyorum ağrılar içerisinde. Ameliyat öncesi tetkik yapılması gerekiyor, sendeki rahatlığa bak.

—Üffff, tamam.

—On beş dakika sonra arabada buluşalım.

 

        Nihal böyle bir durumda, ilgiye ve yardıma muhtaçken, çocuklarının yapması gerekeni sanki bir lütufmuş gibi yapıyor olmasından çok rahatsızlık duyuyordu. Erkek çocuğunu özellikle, babasız büyütmek çok zordu. Eşiyle boşanalı beş sene olmuştu. Onun da her şeyi kadere ve şansa bırakıyor tavırlarından ve tembelliklerinden sıkıldığı için ayrılmak istemişti. Oğlu da sanki babasının kopyasıydı. 

 




Belli ki, kendisi de oğluna gereken şeyleri söylemeden, sorumluluk vermeden sadece yetki vererek kadere güveniyordu. Yani her şeyi oluruna bırakmak, onun kader inancıydı. Halbuki kaderimizin nasıl olduğunu bilmediğimiz için, elimizden gelen her gayreti göstererek kontrolün bizde olduğu yerlerdedeğiştirebileceğimiz şeyleri değiştirmekti önemli olan. Oğlunun öğlene kadar uyumasına engel olabilirdi veya ona ekmek elden su gölden bir şekilde yaşayamayacağını imkanlarını kısıtlayarak gösterebilirdi. Kendi kontrolünde olan daha bir sürü yapabileceği şey vardı aslında. 

 

Çünkü hayat herkese olduğu gibi, oğlu için de sadece yapacaklarının karşılığını verecekti. Nihal bu hayatta her şeyin, oluşturduğumuz sebeplerin sonucuna göre dizayn olacağını biliyordu. Daha fazlası için onu beklentiye sokmak ona kötülük yapmaktı. Bundan sonra daha fazla sorumluluk verip çocuğunu yetiştirmeye karar verdi.

 

       Nihal hazırlanmış arabaya inmişti. Oğlu Ahmet de yanına gelip arabayı çalıştırmaya başlayıp yol aldıklarında, Nihal yeni aldığı kararlarla sesli olarak Ahmet’e dönüp o tatlı tebessümüyle “Yeni yolculuğumuz hayırlı olsun,” dedi.

 

 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerle bugünümüzü 
ve yarınımızı tasarlamamızı sağlayan bir gerçeklik ilmidir. 
Bireylerin problemlerini doğru tespit edebilmeleri ve çözüme 
ulaşabilmeleri için stratejiler sunar.
 

Kim Kimdirİlişkide Ustalık”Başarı Psikolojisi programlarıyla 

mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlara 

hedeflerine ulaştıracak yöntemler gösterir.