“Başlığı kaldırınca su duş başlığından akmalı. Bu çok basit bir şey! Senin var olma amacın sadece bu! Yukarı çekince suyu başlığa göndereceksin, bu kadar! Senden başka bir şey beklemiyorum. Günlerdir ne bu çektiğim çile? Musluk başlığını kaldırıyorum, su duş başlığına geçiyor. Bırakınca şaak! Alt musluktan akmaya devam ediyor. Bu musluk başlığı bana ne demek istiyor?”

 

 
Bir anı bir anını tutmuyor. Bir an yukarda, sanıyorsun ki su sürekli başlıktan akacak. Bir sonraki an bakıyorsun eski haline dönmüş. Tıpkı benim gibi… Akşam verdiğim kararların sabaha hükmü kalmıyor. “Bundan sonra…” diye başlayan tüm parlak fikirlerim birkaç gün içinde sönüyor. 

“Bundan sonra sabah erkenden kalkacağım. Pencereleri açıp, sabahın bereketini evime dolduracağım. Önce birkaç sayfa kitap okuyup, sonra yürüyüşe çıkacağım. En az yarım saat yürüyüp, ardından duşumu alacağım. Bakımlarımı da yapıp, kahvaltımı edeceğim. E haliyle tam vaktinde iş yerinde olacağım.”
Hayali bile güzel… Bol fayda üzerine yapılmış planlarımın mükemmelliğine de bir bakın! Sağlık desen var, güzellik desen var, enerji desen var… Ancak bunlar başladıktan birkaç gün sonra bırakılan veya başlamadan biten planlar. Duş başlığı gibi… Üstünden elimi çekince eskiye dönüyor.

İnsan, amacına uygun hedefler belirler ve hedefine ulaşabilmek için çeşitli stratejiler geliştirir. Fakat yapılacaklar artmaya başladığında işler biraz karışır. Mesela, sağlıklı yaşamak ister. Sağlıklı yaşam listeleri hazırlar. 
  •   Diyet yap
  •   Spor yap
  •   Uykunu düzenle
  •   Zararlı alışkanlıklardan vazgeç
  •   ...

“Daha çok iş var. Sağlıklı yaşam için hepsinin halledilmesi lazım.” Liste uzadıkça insanın kaldıramayacağı bir hal alır ve yapılacaklar sadece bir “liste” olmaktan öteye geçemez.
 
 


İnsan isteklerini karar zanneder. Ancak karar, insanın istekleri doğrultusunda yapması gerekenleri kabul etmesidir. O zaman istekleri için harekete geçebilir ve bu yönde ilerleyebilir. Bu yüzden spor salonuna yazıldığında değil spor salonuna düzenli gittiğinde kilo vermeye başlayabilir.

Ayrıca insan bir sürece başlarken her şey tam olsun ister. Spor salonuna gitmeden önce haftalarca alışveriş yapar veya yanına bir arkadaşını arar. Çoğu zaman ya bu alışkanlığı uzun süre devam ettirremez ya da  hiç başlayamaz. Çünkü hareketi başlatan, karar aldıktan sonra vakit kaybetmeden eyleme geçmektir. Sürekliliği sağlayan da azar azar ilerlemektir.





Karar verene kadar iyice düşünüp taşınır ve “neden bunu istiyorum” sorusuna cevaplarını arttırırsa süreç daha uzun ömürlü olur. Nihayet istekleri karara dönüştüğündeyse önce elindeki imkanlarla sürece başlar. Çünkü insanın birden bire, tüm yaşam tarzını değiştirmesi mümkün değildir. Bunu denediğinde hem harekete başlamadan önce çok vakit geçecek hem de işler içinden çıkılmaz hale gelecektir. Bu sebeple parasının yetmediği spor ayakkabı yüzünden spor yapmaktan vazgeçmek yerine, sporun üçüncü ayını yeni bir ayakkabı ile kutlayabilir.
İnsanın bozuk bir duş başlığından alabileceği en iyi derslerden biri bu olsa gerek: Yaptığımız planları hayata geçirememe veya sürdürememe sebebimiz; yeterince istemiyor olmamız veya yeterince hazırlık yapmamamız değil… İsteğimizin henüz karara dönüşmemiş olmasıdır. 



Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerle bugünümüzü 
ve yarınımızı tasarlamamızı sağlayan bir gerçeklik ilmidir. 
Bireylerin problemlerini doğru tespit edebilmeleri ve çözüme 
ulaşabilmeleri için stratejiler sunar.
 

Kim Kimdirİlişkide Ustalık”Başarı Psikolojisi programlarıyla 

mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlara 

hedeflerine ulaştıracak yöntemler gösterir.